Archive for August, 2011

dokunulmazligin otesinde

August 24, 2011

-“…bir buyu yapti bana..ellerimi gozlerimi kenetledigi gibi hapsetti icime beni..bir ben oldu benden daha da iceri.derinlere indikce dibin sonu gelmedi, bogdu beni bogdu tum hayallerimi…icim acidi sanki..simdi dusunuyorum da, bir hicti-hiclikti..gozleri o pis sokak kedisinden daha cikarci/arsiz ve sevimsizdi..elleri gecen gordugumuz sokak saticisindan daha beceriksizdi; ne uzanan bir kugu ne ucan bir turna yapabilirdi. peki simon, sen nasil betimlerdin?”

-“kabus, nefs, hakimiyet, engellinin yanlizligi ama acizliginden degil isyanindan, kisaca caresizlik ” dedi..icinde birazcik bile duygu yoktu

kaldim bir iki dakika; simon beni yine oyaliyordu.ickisini tazelemek icin dogruldu ama sanki birseyler soylemek istiyordu, bogazini temizledi. firsat vermemeliydim. umursamadan devam ettim, cunku anlatmak ve bugun burda onun ne $amanligi ne de baska diyarlarda anlatigi buyulu hikayeleri kalmaliydi..hepsi tukenip yok olmaliydi. simon gelecegi tahmin etmeseydi su an burda zaten olmazdim…

anlattikca anladim, simon yerine karsimda oturan mia idi ve benden baska herkes mia’ yi cozumlemisti, en once de O.. meger, butun buyuyu ben yaratmistim, tilsimlar bir degil bin, sunulan doyumsuzluk sinirsizdi..cunku ben actim. onca temizlik, onca guzellik doyulmazdi cunku hepsi benim emegimdi severek-ozenerek yarattigim. anlattikca simon dinledi. ben cozuldukce o beni cozumledi..soru veya sorun yoktu. ben degil, baska biri anlatiyordu ben sadece ayna idim…

onca doku kusurlandi cunku ortusmeyen bir dolu sey vardi. anlattikca gun yuzune cikan birseyler oldu hep, beni daraltan.. hani bogucu bir hava, kasvetli ortam degildi aslinda elimde bir zimpara vardi ve ben anlattigim her kareden kendimi izim silinene kadar kaziyordum..kanayana dek tenim, patlayana dek beynim, kuruyana dek gozlerim… surekli-aci cekerek. ama yine de inatci ruhum bekletiyordu beni ara ara..simon’ dan deneyimlerimi degerlendirmesi icin..

yasanacaklari nasil goremedim? oysa;  ‘gitme, daha ne suprizler cikacak bak izle’ demisti, cunku dunya ona ait degildi ve o da merakla her ani bekler gibiydi… hatta bir defasinda ‘ben bile bunca peri masali – peri dokunusu ongormemistim” demisti, yanimda uzanirken..

iste butun dugum orada oylece cozulmustu ama ben goremedim..

simdi mi? simdi, gozlerim acildi.

yer : o karmancorman salas barlarin oldugu fi tarihinde gectigimiz sokakti, aklimda kalmis iste biryerlerden…

sesler : sokaktaki icice bir dolu dukkandan gelen anlamsiz gurultu kirliligi idi..o da belirsizlikleri guclu kiliyor ama yasananlari canli tutuyordu nitekim.

ve asina yuzler : hic zorluk cekmemek icin bilincaltimin sectigi unutulmaya yuz tutan silik simalardan ibaretti.

anladim ki; hersey benim hazirladigim sahneydi. hem de vakti zamanin akun sahnesi kadar basit ve tekduze..

butun gun-gece-yagmur-camur: benim belirledigim isik sisteminin eseri.

diyaloglar : yillardir okuyup icime kazidigim eserlerden alinti tepesi.

hele en vurucu olan ise; yanindakiler degil de karsindakinin selam vermeyecegin tiplerin en basinda gelenlerden oldugunu anlamak idi..

simdi ne mi yapiyorum? simonun yanindayim iste, beni dinleyen kimsenin bilmedigi benimse yillar evvel ogrendigim oz amcamin yanindayim..

zavalli mia, sakince dingin sularina cekildi, dinleniyor. icinde milyonlarca ciglik onu bogacagini dusunurken, ongorulerinin haksiz ciktigina akil sir erdiremeden huzur bulmus olmanin saskinligi icinde. huzur var icinde ama bir adim otesi dehlizlerin karanligi.. korku yok sadece bir parca endise, bu curumun ters artcisi ya o dehlizlere yine iterse?

_kumandan nerede

5

Advertisements

bulutta sakin bir damla

August 22, 2011

herseyin bittigi bir andi sanki cirilciplak onundeydim…etegimde tuttugum ne varsa o panikle yere sacilivermisti ve ben tum dusuncelerimle, korkularimla kisacasi tum acikligimla onunde duruyordum…

sakindi, hatirladigim en temel sey bu idi. sessiz ve durgun.selimiye’ nin engin mavisinde bir cift yurek atiyordu ve ben bu deli yurege akmak icin sabirsizca bekliyordum.ne ciplaklik, ne sukunet ne de baska birsey vardi aklimda…olup biten ne varsa onumde yasaniyordu ve ben sahnenin ta kendisiydim.

gunlerden persembe, kumandandan haber yok, gerci markette bir ara dergilerin bana mesaj vermek icin siralandigini dusunmedim degil: “look -inside-my home”- sonra sirasiyla cosmo, marie,maison… ama bu uc dergi ayrilmis gibiydi ya da benim acil bir iki mesaja ihtiyacim vardi ve araniyordum…

kasap, market, firin tum ihtiyaclar karsilanmisti ama hala aklim bu uc dergideydi..ani kararla dondum. evine gitmeliydim.anahtarlar hep yanimda olurdu -mavi baslikla ayrilmis iki anahtar.neden mavi erkeksi oldugundan mi yoksa hep bir kahramanlik pesinde ucmak sevdasiyla yanip tutustugundan mi emin degilim…babannemin yastik kiliflari vardi kafami koyamazdim hep sorardim:’niye dantelli’ o da bir ruhu oldugunu soylerdi. renk mi desen mi ruh katiyordu hala cozmus degilim..neyse, yan apartmana girdim oradan ikinci kata ciktim. selim beyin dairesinin kapisini aralamasi icin bes kesik vurus yaptim:

tak-tak-tak-tak-tak. acti kafamla selamladim.egildi. nazikce gulumsedi.yanindan kedi gibi suzuldum.yan apartmandan dairesine kapi yaptirmak kendi fikriydi, cilginca idi ama akillica gelmisti sonrasinda. iki mavi anahtari kullanarak kapilari actim. sonra karanlik bir dehliz..hep korktum buradan hep..sonra el yordamiyla saga itilen bir surgu kapi, sonrasinda hafifce suzulen bir isik ve bir kapi daha..iste odadaydim. evin gozlenip gozlenmediginden emin hiic olamadigimdan asla gercek kapiyi kullanamadim.o sebebtendir ki beni asla cozumleyemediler..

calisma masasina ilerledim, altina egildim. yerdeki karoyu ittim ve iste oradaydi. gecen hafta hic birsey olmayan bu karonun altinda bu hafta bir minik zarf vardi..hemen cantama attim, gerekli duzenlemeleri yaparak hizlica oradan uzaklastim. bana gore bir kac saati alan bu surenin saate baktigimda sadece yedi dakika almasi sasirtici idi. sonuc, zarfi acamadim. eve gidene kadar sabirla bekledim. tum esyalari yerlestirdim. sicak bir dus aldim. uzerimde gul kokulu yumusak yesil bornozumla oturup dakikalarca zarfa baktim.artik acabilirdim: tam karsimda duran bu bembeyaz zarfi aldim, kokladim ve actim.

“mia,

kisa veya uzun farketmez; ayrilik ayriliktir. akis onemli hizli veya yavas (!) asil izafiyeti o belirler.sen sadece derinlere bakma derim, yaralar cok derin.kanatmadan tampon yap veya yaptir ama bir daha kabukla oynama.

kumandan”

defalarca okudum.defakarca. simdi sira sifrede idi…….

_kumandan nerede_

-3

kizilca kiyamette; kikirdama!

August 20, 2011

gunlerden bir gun bir tavuk varmis adi mehmet. yumurtlamis ali olmus. ali yaramazmis saga sola cok hoplamis. sonunda yumurta kirilmis ve icinden daha akilli bir ali cikmis 🙂

gece bu hikaye ile uyutmaya calisti jr. o anlattikca kikirdamama sinirlenerek odayi terketti. sonra geri geldi, sen git ben kalayim, hata senin dedi

buna daha cok kikirdadiigm icin evde aforoz edildim.. su an herkes kotu kotu bana bakiyor gunluk. bari sen sahip cik bana:) ipodun sarji az ben az haydn dinleyeyim beni anlasa anlasa o anlardi :))))))))

BIDIBIDI

August 17, 2011

– sakin ses cikarma

– neden

– buyu bozulur

– sen $aman misin

– hmm, seni iyi edicem

bir hircin deniz – bir mulayim kumsal

August 12, 2011

korkularim var gelme uzerime, vurma benim yuregime deli deli!

ne olurdu az evvelki gibi gelsen oksasan sonra soylesen sevdigini?

ama bu lodos deli sen ondan daha deli, verdigin kulagini lodosa unuttun karsindaki beni.

karadenizi aratmiyorsun yine hircin sevgili…

o azgin dalgalarinla iskele bile kayboldu; ben nasil dayanabilirim al sana zorlu bir soru?

kumlarim vardi -daha az evvel- milyarlarca ruhlarin dokundugu ve onlarla beraber  binlerce izler.

hepsi kayboldu hepsinin uzeri kaya gibi taslarla doldu: soyle onca ruh nereye kayboldu?

icimden seni kucaklamak gelirken, ruzgarla beraber ezerken beni yine sen:

bir sonraki dalgada seni nasil sevgiyle kucaklarimin hayaliyle doluyum ben…

ey, hircin deniz,bakma bu mulayim kumsala sen!

kacamak bir bakisin icimi eritiyor,

gel ve kucakla durma uzakta ey yar;

hep karsinda yaninda yamacinda

ve hep burada – uzerimdeki binlerce ruhun dokunusuyla –

BEKLIYOR-BEKLIYOR-BEKLIYORUM…

akdeniz-august011